Nerede O Eski Ramazanlar

05.05.2020 Tarihinde DeFacto tarafından yayınlanmıştır.
Çevremizde her yıl söylenen klasikleşmiş bir kalıptır. Nerede o eski Ramazanlar…

Ramazan geldiğinde herkeste güzel bir çocuk neşesi başlar. Özgürlük, paylaşma ve bereket ayı Ramazan’ın ruhu iftar sofralarında, aile ve dostlarla açılan oruçlar, mahallede uzayan pide kuyrukları, taze ve fırından yeni çıkmış sıcacık pideyle iftara yetişme telaşı, iftar vakti atılan top, sahur vakti mahalleden geçen davulcu, iftardan sonra çayın yanına getirilen güllaç, TV’lerde iftar ve sahur menüleri için tavsiyelerde bulunan doktorlar ile yaşatılıyor ama eskilerde kalmış, birçoğu günümüzde hatırlatılmaya çalışılan nerede o eski Ramazanlar denilen geçmişe kısa bir yolculuk yapıyoruz.

Osmanlı’da Ramazan Gelenekleri

Osmanlı’dan günümüze modernleşerek gelmiş birçok gelenek vardır. Bunların en başında şüphesiz akşam namazıyla iftarın top atışıyla takdim edilmesidir. O zamanlarda İstanbul’da iftar topları başlıca Selimiye, Dolmabahçe, Beyazıt ve Kandilli ’den atılırdı. Ramazan’ın gelişiyle insanlarda sevinç uyandıran en önemli diğer bir şey de düzenlenen o unutulmaz Ramazan eğlenceleridir. Ramazan’a özel bir gelenek de rengarenk Ramazan macunuydu. İftar sonrasından sahur vaktine kadar Karagöz, kukla oyunları orta oyunu ve meddah gibi eğlenceler düzenlenirdi. Kahvehanelerde aşıklar sazlarına iftardan vurmaya başlar ve sahur davulcusu geçene kadar devam ederlerdi. Osmanlı’daki ilginç geleneklerden biri de diş kirasıdır. İftar boyunca her evin kapısı açık tutulur, büyük köşkler ve yalıların önünden o gün geçen her kim varsa mükellef sofralara davet edilir orucunu dilediği evde açabilirlerdi. İftarını tamamlayan kişiler gitmeye hazırlanırken ev sahibi tarafından, misafir ev sahibine sevap kazandırdığı için, on kuruş veya bir miktar para verilmek üzere diş kirası taktim edilirdi. Diş kiraları paketlere sarılır evin sahibi veya kahyası tarafından sunulurdu. Zimem (Veresiye) Defteri geleneğinde ise döneminin varlıklı kişileri rastgele bir bakkala girerek Zimem (veresiye) defterinden herhangi bir kişinin borçlarını öderdi. Borcu ödenen kişi de borcu ödeyen de birbirlerini tanımazdı.

90’larda Ramazan

Şimdi de biraz daha yakın tarihe bakalım. 90’larda Ramazan sobanın yanında kurulmuş kendi döneminin stil sahibi sofralarında aile büyüklerimizin telaşı başlardı. TV’de Ramazan özel programlarını hep birlikte aynı anda izlenir, ilk orucunu tutan veya tekneci orucu tutan çocuklar için tshirt gibi hediyeler alınır veya harçlık verilirdi. İftara komşulara gidilir, giderken komşu anneye hazırladığı lezzetli iftar sofrası için bir bluz, komşu babamıza da Ramazan Bayramı’nda giymesi için bir gömlek hediye edilirdi. Mahalleli bir gün belirler ve herkesin ortak oluşturduğu kocaman bir sofrada buluşulurdu. Sahura kadar süren sohbetlerde komşuluk ve arkadaşlıkların değerini öğrendik. Karagöz ve Hacivat’ı Ramazan ayında okulumuzda öğrendik. İmkânı olmayan komşumuzun kız/erkek çocuklarına bayramlık kazak, mont, pantolon, gömlek etek veya elbise alırdı ailemiz. Paylaşmanın önemini bize anlatan belki de en önemli anılarımız bunlardır.

Bayramdan bir gün önce geç saatlere kadar açık olan mağazalardan alınmış bayramlık kıyafetlerimiz ve ayakkabımız baş ucumuzda uyurduk. Bayram günü kombini çok önemliydi. Bayram harçlıklarımızı koymak için cepli bir gömlek, ceket, hırka, pantolon gerekirdi. Bayram şekerlerimizi koymak için de bir çocuğun en önemsediği detay bir çantası olmasıydı. Büyüklerimizi kapı kapı dolaşır, topladığımız harçlıklar ceplerimize sayılarak koyulur, hediye edilen kumaş mendiller, bayram şekerleri ve çikolataları çantalarımıza özenle yerleştirilirdi.

Nerede Geçen Seneki Ramazan

Bu yıl Ramazan Ayı'nın evde kaldığımız günlere denk gelmesiyle birlikte artık herkesin özlemle andığı, "Nerede o eski Ramazanlar?" gibi kalıplaşan, herkesin ailesindeki bir büyüğünden duyarak aşina olduğu bu özlem cümlesini artık çok geçmişe giderek aramayacağız gibi görünüyor. Bu yıl iftarlarda çekirdek ailemizle olacağız. Bu yıl önümüzdeki ve arkamızdaki insanlarla aramıza daha fazla mesafe koymak durumunda olduğumuz için pide kuyruklarının her zamankinden daha uzun olacak. Bu ramazanda sevdiklerimizi telefon, tablet, bilgisayar gibi dijital iletişim araçlarıyla görebileceğiz. Teknolojinin sevdiklerimizle buluşturduğu bu dönemde, DeFacto online sitemizden sevdiklerinize, büyülere ve küçüklere Ramazan boyunca sipariş verebilir onları bir parça olsun mutlu edebilirsiniz. Ayrıca DeFacto erken bayram fırsatlarıyla her zamanki gibi yanınızda…

Eski Ramazanlara tekrar kavuşmak, yine tüm ailemizle, dostlarımızla, sevdiklerimizle bir arada olabilmek için evde kal Türkiye, çünkü sağlığınız DeFacto için değerli…

En son yazılar